Yeni Bir Çalışma


Antalya’nın kent ve bölge tarihi söz konusu olduğunda akla gelen ilk isim Hüseyin Çimrin’dir. “Antalya Folklörü”, “Antalya Turistik Rehberi” gibi çalışmalardan sonra geçen zaman sürecinde, geniş kapsamlı kitaplara ulaştı. Yıllarca bıkmadan usanmadan gerçekleştirdiği, kentle ilgili belge toplama, biriktirme, arşivleme çabalarının sonucudur geldiği nokta. ATSO tarafından iki cilt şeklinde çıkarılan Antalya kitabı, bu güne kadar kentle ilgili sunulan en kapsamlı belgeler toplamıdır, ansiklopedik özellikler taşır.

Kısa bir süre önce, Hüseyin Çimrin’in yeni çalışması yine ATSO tarafından yayınlandı. Kitap,” Antalya Teke Yöresi Ağız ve Deyimleri” adını taşıyor. ATSO başkanı Çetin Budak giriş yazısında bu kitabı neden yayınladıklarının gerekçesini şu sözlerle açıklıyor: “Dilbilimciler ağız terimini, “Türkçenin değişik bölgelerinde konuşulan, yazılı bir standardı bulunmayan, siyasi anlamda bağımsız bir dil olmadığı gibi bağlı bulunduğu dilden çok farklı olmayan, okullarda öğretilmeyen, resmi ve yarı resmi durumlarda kullanılmasından kaçınılan bir halk konuşma dili” olarak açıklar.

İçinde bulunduğumuz zaman her şeyi, çok hızlı bir şekilde değiştiriyor. Yaşantımız değişiyor. Daha korkuncu konuştuğumuz kelimeler değişiyor. “Teknoloji çağı” dediğimiz bu zaman dilimi, her şeyi değiştirdiği gibi, daha dün anne-babalarımızın konuştuğu sözcükleri bile değiştiriyor.” 

Hüseyin Çimrin ise “ Teke Yöresi ve Ağzı Üzerine” başlıklı sunumunda, bizde çok tartışılan ve yanlış anlaşılan “Ağız” konusuna açıklık getiriyor, önemli noktalara değiniyor: “ Ağız yaygın anlamı ile, bir yöre veya topluluğa özgü bir dilde kullanılış ayrılığını gösterir. Aynı dil içindeki bu ayrılık bir topluluğa ait ses ve söyleniş biçimi yönünden farklılık gösterse de kişiler arasında önemli anlaşma zorlukları ortaya çıkarmaz. Çünkü ağızlar konuşma dilinde farklılıklar yaratsa da ağızların yazı dili tektir.

Dil bilimcilere göre “ağız”, genellikle “bir dilin veya lehçesinin sınırları içinde belli bölge veya topluluklara özgü sözlü anlatım yollarının bütünü” olarak tanımlanıyor. Yine dilbilimcilerin belirlemelerine göre Anadolu’da farklı ağızların bulunması,11. yüzyıldan itibaren bu topraklara yerleşen çeşitli Oğuz boylarının farklı özelliklerine sahip olmasına bağlanmaktadır.”

Kitap, “Sunuş”, “Teke Yöresi Ağzı Üzerine”, “Kısaltmalar”, “Sözcük ve Deyimler”, “Teke Yöresi Yörük Aşiretleri”, “Teke Yöresi Yörüklerinin Yerleşim Yerleri”, “Bibliyografya”, “Kaynak Kişiler”, “Hüseyin Çimrin ve kitapları” başlığını taşıyan dokuz bölümden oluşuyor, Sözcükler ve Deyimler ise alfabetik sıraya göre veriliyor.

Hüseyin Çimrin’in çalışması Folklör ve Dil Bilimi araştırmacılarına önemli bir kaynak sunuyor. Ayrıca, etimolojik çalışmalar yapanlara, sözcüklerin çıkış ve gelişim serüvenlerinin peşine düşenlere yeni açılımlar sağlayacak niteliktedir. “Antalya Teke Yöresi Ağzı ve Deyimleri”.

Hüseyin Çimrin: “Antalya Teke Yöresi Ağzı ve Deyimleri / ATSO Yayınları / Antalya, 2011

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 20 Ocak 2011