Vali Konağını Geri İstiyorum


Antalya’nın kardeş kentlerinden biri olan Nürnberg’de, yazarların şairlerin, ressamların buluştuğu önemli bir mekan vardır, adı, “Sanatçılar Evi”dir. Bu mekanda akşamüstleri kentin aydınları, sanatçıları bir araya gelir.  Kimileri, kitaplarını alır bir kenara çekilir, kimileri ise bir meclis oluşturur, tartışmalara sohbetlere dalar. “Sanatçılar Evi” sadece bundan ibaret değildir. Kütüphanesi ve galerisiyle etkinliklere de kapılarını açar.

Kapalı spor salonunun karşısında, Zerdalilik Mahallesinin girişinde bulunan, “Eski Vali Konağı”nın önünden geçerken, Nunberg’deki mekan aklıma gelir. Şuanda, “Öğretmenler Evi” adı altında işletilen bu mekan rahatlıkla bir sanat ya da yazarlar evi işlevi görebilir. Yanından geçerken içeriye bir göz atarım. O güzelim mekanda okey masası etrafında toplanmış insanlardan başka bir şey görmem. O güzelim bina okey ve tavla seslerine teslim olmuş durumda. Ana giriş kapısında ise ayrımcılığın, saygısızlığın zirveye ulaştığı bir yazı sizi karşılıyor: “Üye olmayan giremez.” 

Sanırsınız ki, önemli bir iş yapılıyor içerde. Ne gezer, iki üç bardak çay, bol laf, tavla ve okeyle geçirilen zaman.

Geçmişte bazı belediye başkanlarının Eski Vali Konağı ile ilgili girişimleri olmuştu. Ama bir değişiklik olmadı. O bildiğimiz, duygusal sömürüye başvurarak mekanın kendilerinde kalmasını sağladılar.

Bende soruyorum, Antalya’nın belleğini oluşturan bu mekanı hak edecek ne yaptınız ki? Bilmem kaç yıldır kullanıyorsunuz. İçinizde edebiyat, resim, müzik öğretmenleri var. Burayı biraz canlandıralım bir resim sergisi, bir söyleşi, küçük bir konser sunalım diye hiçbirinizin aklına gelmez mi? Bomboş duran üst kat işlevsel duruma getirilemez mi? Eski Vali Konağı’nın mülkiyeti kime ait bilmiyorum. Valiliğin, Milli Eğitimin ise Antalya Valisinin kitaba, kültüre, sanata gösterdiği duyarlılığı burada da ortaya koymasını diliyorum. Eski Vali Konağı’nın işlevsel hale getirilmesini istemek talep etmek yavaş yavaş belleği yok edilen Antalya’da bir Antalyalı olarak istemek en doğal hakkımızdır. Bu kentin belleğini iyi kötü oluşturan mekanların hepsi yerle bir edildi. Nerede şimdi İnönü Ortaokulu, Kız Teknik Enstitüsü, Hilmi Şifa Doğum Evi ya da son dönemdeki adıyla Vakıf Hastanesi. Ahmet -Naci -Havva Tüzün, Belkıs Türkdoğan, Ali Manavuşak, Nezihe Önertoy, Naciye Deniz, Aypar Erkal; bu isimler size bir şey ifade ediyor mu? Bunlar tam dört kuşak öğrenci yetiştiren, Gazi Mustafa Kemal İlkokulunun eğitimcileri, Cumhuriyet Öğretmenleriydi. Ömürlerini okey tavla masalarında değil, doğru insan yetiştirerek tükettiler. Nerede şimdi birçoğumuzun anılarını belleğini oluşturan Gazi Mustafa Kemal İlkokulu? Bize sorulmadan, kentlinin fikri alınmadan, içimiz sızlayarak, kimimiz önünden geçtiğinde ağlayarak izledik Vali Konağı’na dönüştürülmesini. Ben bir Antalyalı olarak Eski Vali Konağı’nı geri istiyorum. İçinde kitap okunduğu, dergi gazetelerin rahatça bulunduğu, kültür-sanat etkinliklerinin yapıldığı bir mekan düşüyle yaşıyorum. Kim bilir belki artık uzaklarda kalan bir duyarlılıkla Eski Vali Konağı’nı tekrar kazanırız.

Bu yazı Cumhuriyet Akdeniz’de Eski Vali Konağı olarak yayımlanmış.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 5 Mayıs 2011