Sevindirici


Geçtiğimiz günlerde, “Uluslararası Tiyatro Festivali”ni geride bıraktık. İsrail’den gelen tiyatro topluluğunun oyunlarını sahnelemeden geri dönmeleri dışında etkinlikte olumsuzluk yaşanmadı ve başarıyla noktalandı. Antalyalılar, farklı tiyatro anlayışlarıyla buluştular.

Şimdi ise Opera ve Bale zamanı. Bu yıl 18.si gerçekleştirilecek olan Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali bugün başlıyor. Festivalin ilk dönemlerini hatırlıyorum. O zamanlar, İl Kültür Müdürü olan rahmetli Musa Seyirci’nin, Yekta Kara’nın harcadıkları emek bugün de gözlerimin önündedir. Mustafa Uysal ve arkadaşlarının kurdukları  “La Paloma” adlı Halkla İlşkiler şirketi yoluyla etkinliğin tanıtımı için ortaya koydukları çabalar unutulur gibi değildir.  Birinci Opera ve Bale Festivali, Yekta Kara’nın sanat yönetmenliğini yaptığı “ Turandot” yapıtıyla açılmıştı.

Ancak, son yıllarda, “Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali“ içerik açısından kan kaybetmişti. Sunulan programlar ilgi uyandıracak, sanatseverleri Aspendos’a çekecek zenginlikten uzaktı.

Bu yıl farklılık olduğunu görüyoruz. İçeriğin, geçmiş yıllara göre daha iyi ve doyurucu olduğunu söyleyebiliriz. Viyana Filarmoni Orkestrası’nın programda yer almasını örnek gösterebiliriz.

Sevindirici olan bir diğer nokta ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın, ATSO’nun, etkinliğe maddi destek vermesidir.

Artık, günümüzde sanat etkinlikleri özel sektörün, kurumların ekonomik desteği olmadan yapılamıyor.

Bir etkinliğin gerçekleştirildiği bölgenin, kentin burjuvazisinin ekonomik yönden güçlü kurumlarının destek vermesi ve adını bu yolla duyurması doğal karşılanan bir durumdur.

Özellikle,  Ticaret ve Sanayi Odası gibi kuruluşların, bulundukları kentin ticaret ve sanayi kesiminden aldığı üye aidatları ve diğer olanaklarla oluşturduğu maddi gücünü tekrar kentin yararına dönüştürmesi,  üstlenmesi gereken bir sorumluluktur.

ATSO başkanı Çetin Budak’ın, “desteğimiz sadece Aspendos Opera ve Bale Festivali ile sınırlı kalmayacaktır, kültür sanatı desteklemeyi sürdüreceğiz” açıklaması sevindirici ve umut vericidir.

Dileyelim, ATSO bu desteğini nitelikli etkinliklere ve doğru isimlere versin.

Ayrıca,  kentin kültür sanat kurumlarından, kişilerinden gelecek etkinlik önerilerine açık olsun, kurum içerisinde, bu önerileri değerlendirecek bir yapı oluştursun. Böyle bir yapıya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

3. YIL

Geçtiğimiz Cuma günü Cumhuriyet Akdeniz 3.yılını kutladı. Ahmet Oruçoğlu’nun,  bizlere  konuyu açtığında şüpheyle baktığımız proje bugün 3. Yılına girdi. Ahmet Oruçoğlu, Gürsu Kunt’u ve Cumhuriyet  Akdeniz çalışanlarını tebrik ediyor,  bana da yazma olanağı verdikleri  için teşekkür ediyorum.

Oruçoğlu’na bir de önerim var. Köşe yazarları ile büro çalışanlarının bir araya gelecekleri  bir buluşma düzenlenemez mi?

O gün gördüm ki, birbirimizi pek tanımıyoruz.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 9 Haziran 2011