Saygın Kent Olabilmek


Günümüzde yaşadığımız teknolojik gelişim, bize en çok iletişim alanında katkı sağlıyor. İnsanlar, politik, kültür, sanat konularında birbirlerinden anında haberdar oluyorlar, olayları paylaşıyorlar.

Özellikle, kültür sanat alanında bulunduğumuz ortamdan dışarı çıkmayı, yeni olanaklar araştırmayı beraberinde getiriyor bu paylaşım.

Geçen yıl, internete düşen bir duyuru dikkatini çekmişti İmren Çalışkan Tüzün’ün. Bremerhaven’de bulunan Wilke Atölye Vakfı, Plastik Sanatlar alanında üreten sanatçılara iki aylık konaklama,  çalışma olanağı vereceğini, kalış sürecinin Bremerhaven Belediyesi tarafından sağlanacak bursla destekleneceğini belirtiyordu. Bu olanaktan faydalanmak için sanatçıların, yapıtlarından oluşan bir dosya ile başvurmaları gerekiyordu.  Vakfın, aralarında Bremerhaven Belediyesi temsilcisinin de bulunduğu Sanat Danışma Kurulu dosyayı inceliyor ve davet edilecek sanatçıyı belirliyordu.

İmren Çalışkan Tüzün de aynı yolu izledi. Bir süre sonra Almanya’dan olumlu yanıt geldi.

01 Temmuz – 31 Ağustos 2011 tarihleri arasında konuk edileceğini belirten davet mektubu ulaştırıldı. Hemen arkasından yapacağı çalışma ile ilgili görüşmeler başladı. Antalya – Bremerhaven iki farklı deniz kenti. Biri Akdeniz kültürünü taşırken diğeri ise Kuzey Denizi kıyısında bir kent. Böyle olunca, İmren Çalışkan Tüzün iki farklı kültürü bir araya getirecek bir çalışma yapmaya karar verdi. Video çalışmasıyla iki farklı kentin kültürü yansıtılacaktı. Çalışmanın ilk ayağı Antalya’da gerçekleşti. Kentimizin Akdenizliliğini vurgulayan video çekimleri yapıldı. Şimdi, ikinci ayağı Bremerhaven çekimleri gerçekleşiyor.

Adına Vakıf kurulan ve Bremerhaven Belediyesi’nin burs verdiği Paul Ernst Wilke kimdir?Bir de kısaca onun bilgilerini verelim. Wilke, 1894 – 1971 yılları arasında yaşamış olan önemli Alman Empresyonist ressamlarından biriydi.  Bremerhaven doğumlu olan ressam için çalışmalarını sürdürmesi amacıyla Belediye tarafından 1948 yılında bir atölye kuruldu. Wilke,  çalışmalarına zaman zaman bu atölyede devam etti. Bu atölye şimdilerde, konuk edilen sanatçılara konaklama ve çalışma mekanı olarak hizmet veriyor.

Yazışmalar sırasında Bremerhaven Belediyesi’nin kültür sanat alanında sunduğu olanakları öğrenince içimi bir burukluk ve hüzün kapladı. Biz de yerel yönetimler kültür sanata neden böyle geniş boyutlu bakmazlar. Düşünün, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kaleiçi’nde bir evi yeniliyor ve orada sanatçıları konuk ediyor. Bununla da yetinmiyor, belirli bir süre için burs veriyor. Hayal olduğunu bildiğim halde yine de bir Duran Yılmaz Öykü, Saffet Uysal Halk Bilimi Bursları verilemez mi?

Baki Süha Ediboğlu ya da Hamit Macit Selekler’in adını taşıyan bir şiir bursu konulamaz mı? Bunların hepsi hayal ve gerçek olmaktan uzak. Yine de yazarak bir sığınma mekanı yaratıyoruz kendimize.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 4 Ağustos 2011