Ödül


Ülkemizde sanat, edebiyat alanında verilen ödüller ne yazık ki; uzun ömürlü ve kalıcı olamıyorlar. Bunun nedeni ise zaman içerisinde kurumlaşmaya gidememeleridir.

Bir ödülün saygınlık kazanması, kurumsallaşması için üç koşulun yerine getirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ödülü veren kurumun işi ciddiye alması

Ödülün hedefinin doğru saptanması

Ödül Seçici Kurulu’nun saygın ve yetkin kişilerden oluşması

Bugüne kadar ayakta kalabilen ödüller arasında Yaşar Nabi Nayır, gazetemizin verdiği Yunus Nadi, Sedat Simavi, Ankara Sanat Kurumu, Afife Jale, Behçet Necatigil, Haldun Taner Ödüllerini sayabiliriz. Elbette; 14 yıldan bu yana yapılan Altın Portakal Şiir Ödülü’nü de bunlara eklemek gerekiyor.

Geride bıraktığımız günlerde NTV kanalının kültür sanat programı “Gece Gündüz”de Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, AKSAV Genel Müdürü Göksel Kumsal 47. Altın Portakal Film Festivali’yle ilgili bilgiler verdiler. Bildiğimiz Festival programını açıkladıktan sonra “Sanatta Sosyal Proje” adı altında yeni bir ödül verileceğini vurguladılar.

Sanatçının, sanatın içinde olanın, sanat yapıtını ortaya koyarken “ sosyal sorumluluk” gibi bir amaçtan yola çıktığını düşünmüyorum.

Bu nedenle, Ödül’ün sanatçıya değil, sanatsevere ya da sanat kurumuna verilmesinin doğru olacağı inancındayım. Ayrıca, ödüllendirilecek sanatseverin, sanat kurumunun Antalya’dan olmasına özen gösterilmelidir.

Çünkü, kentimizde yapılmakta olan ya da yapılmak istenen kültür sanat etkinliklerinin maddi koşullar nedeniyle sürekli olamadığını, düşünce bağlamında kaldığını biliyoruz.

Oysa, böyle bir Ödül, Antalya’da bulunan önemli kuruluşların sanata destek vermesini sağlayacaktır.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 26 Ağustos 2010