Korsan


İzmir Tüyap Kitap Fuarı, 17 – 25 Nisan tarihleri arasında yapıldı. Etkinlikte, çeşitli imza günleri, söyleşiler yer aldı. Söyleşilerden biri, “Türkiye’de Yayıncılığın Durumu” başlığını taşıyordu. Konuşmacılardan, Yayıncılar Birliği Başkanı, yazar Metin Celal’in vurguladıkları çok önemliydi. Celal, Türkiye’de korsan yayıncılığın serüvenini anlatırken bazı kentlerdeki manzarayı da dile getirdi. İstanbul, İzmir, Ankara bu konuda önleyici adımlar atarken, kentimizin korsan yayıncılık konusunda hiç de iyi bir isme sahip olmadığını bir kez daha öğrenmiş olduk. Üzülerek söylemek gerekiyor ki, verdiği bilgiler bizi hiç şaşırtmadı. Antalya’da kültür, sanat, yazınla uğraşanların uzun süredir dile getirdikleri bir konudur korsan kitap satışı.

Başta, Celal Hafifbilek olmak üzere, eli kalem tutan birçok kişi uyarıcı nitelikte yazılar yazdılar. 2000 li yılların başında, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde, korsan yayıncılığın önlenmesi konusunda basın toplantısı düzenlediğimizi de hatırlıyorum. Bazen, bu çabalarımıza yetkililerce olumlu cevap verildi, geçici de olsa bazı adımlar atıldı. Bazen de, ” insanlar zaten okumuyor, bırakın ucuz kitap alsınlar” tepkisiyle karşılaştık.

Korsan kitap ticareti yapanlar da boş durmadılar elbette. Onlar da kendilerince yöntemler geliştirdiler. Açıkta, çarşı, pazarda korsan kitap satmak yerine, “sahaf” adı altında dükkanlar açtılar ve ticaretin tüm kurallarına uyarak korsan kitap satışına devam ettiler, ediyorlar. Bugün Antalya bu yöntemin uygulandığı ve korsan kitabın en fazla talep gördüğü kentlerin başında geliyor.

Bunu önlemenin yolu yok mu? Elbette var. Geniş katılımlı bir kitap şenliği ya da fuarı Antalyalı kitapseverlerin doğrudan yayınevlerinden kitap almalarını sağlayacaktır.

Uzun süredir bu yönde çalışmalar yapılıyor. Bazı kesimler kentimizde bir kitap şenliği ya da fuarı düzenlemenin olanaklarını arıyorlar. Kenti yönetenlerin, özel sektörün birlikte bu işi gerçekleştirebileceğini söyleyebiliriz. Antalya bunun için gerekli alt yapı olanaklarını sunuyor. Öyleyse niye bekliyoruz?

FARKLI ALANLARDAN ANTALYA TARİHİ

Bir kentin tarihini anlatmanın farklı yöntemleri vardır. Hiçbir yorum katmadan bilgileri biraraya getirerek ya da sayılara boğularak aktarabilirsiniz birikiminizi. O zaman yazdıklarınız, okuyana, konuya ilgi duyana ne kadar ulaşabilir ki?

Mustafa Oral’ın,Kavis Yayınları’ndan çıkan, “Akdeniz’in Diliyle – Antalya Tarihinden Sayfalar ” adlı çalışması başka alanlardan da beslenerek bir bölge ve kent tarihi yazılabileceğini gösteriyor.

Oral 1971 Burdur – Bucak doğumlu. Yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nde tamamlamış. Akdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.  Konu alanı ise 20.yy Türkiyesi Kültür ve Düşünce Hayatı’dır.

Kitap, “Edebiyatçı Gözüyle Antalya”, “Tanpınar’ın Anlatı Sanatında Antalya”, “Antalya Mutfak ve Sofra Kültürü”,” Antalya’da Mübadele, Mübadil ve Muhacir Kültürü”, “Antalya İskele Hamalları ve Giritli Göçmenleri” gibi bölümlerden oluşuyor.

“Antalya’da Mübadele, Mübadil ve Muhacir Kültürü”nde,  Oral Antalya’yı göç olgusunun nasıl etkilediğini örnekleriyle yansıtıyor..  “Antalya İskele Hamalları ve Giritli Göçmenleri” adlı son bölümde ise göçü daha bir dar çevrede irdeliyor. Yazarın, 2008 yılında yayınlanmış ve “İskele Hamalları”nı ele alan bir kitabının olduğunu da vurgulamak gerekiyor.

Edebiyattan, mutfak kültürüne; göçten, günlük yaşama uzanan geniş bir alanda Akdeniz ve Antalya’dan kesitler sunuyor bizlere Mustafa Oral.

Mustafa Oral: “Akdeniz’in Diliyle- Antalya Tarihinde Sayfalar.Kavis Yayınları/ İstanbul, 2009

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 13 Mayıs 2010