Karaalioğlu Parkı


Geçtiğimiz haftalarda, Mustafa Uysal, Cumhuriyet Akdeniz’de, Karaalioğlu Parkı’nın tarihçesini güzel bir yazıyla anlatmıştı.

Yeşilliğin kaybolduğu, beton yuvasına dönüşen kentte soluk aldığımız, dinlenebildiğimiz ender mekanlardan biriydi Karaalioğlu Parkı. Di’li geçmiş zamanı kullandım. Çünkü, sakince oturabildiğiniz, rahatsız edilmeden yürüyüşünüzü yapabildiğiniz zamanlar geride kaldı. Şimdilerde,  Karaalioğlu Parkı’nda yürümeyi, kentin gürültüsünden uzaklaşmayı bir deneyin; başınıza neler gelecek.

Menderes Türel döneminde alışkanlık haline gelen bir durum bugün daha da yoğunlaşmış bir biçimde sürüyor.

Belediye çalışanları rahatça işyerlerine ulaşabilsin diye, parkın stadyum tarafındaki girişi sürekli açık tutuluyor. Böyle olunca motorlu araçlar parka rahatça giriyor. Parkta yürümeniz imkansız hale geliyor. Acaba Kaleiçi girişlerinde olduğu gibi bir kulübe konulamaz mı, belediye çalışanlarının kartla girişleri sağlanamaz mı? Onun dışında parkın o giriş kapısı taşıtlara kapatılamaz mı?

Parkla ilgili diğer sorun ise gezdirilmeye çıkarılan köpek sahiplerinin duyarsızlığı ve buna müdahale etmesi gereken güvenlik görevlilerinin yetersizliği. Köpek sahiplerinin köpeklerini bağlı olarak gezdirmelerine yönelik uyarı levhaları konulması gerekiyor.

Birazcık ilgi ve anlaşılacak iyi niyetli önlemlerle Karaalioğlu Parkı’nda yürüyüşe ve gezintiye çıkanların istekleri yerine getirilebilir.

Kent içerisinde, gürültüden biraz olsun uzaklaşabilecek başka neresi kaldı ki.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 16 Haziran 2011