HULKİ AKTUNÇ


Behçet Necatigil’in söylediği gibi “Açılır parantez/ Kapanır parantez” . Ömür doğumla açılan bir parantezdir, o parantez ölümle kapanır. Bu zaman dilimini dolduran sevinçler, üzüntüler, nice olaylar ise hayatı oluşturur. Mesele uzun bir ömür sürmeniz değil, onu hayata dönüştürmek faydalı ve iyi işler yapmaktır.

Bundan bir buçuk ay önce telefonda görüşmüştük Hulki Aktunç’la. “Hissediyorum, artık yolun sonuna geldim” diyordu yorgun bir ses. O durumlarda söylenen, sizin de inanmadığınızı, destek verici sözlerden başka bir şey gelmemişti elimden..

29 Haziran Perşembe günü geldi acı haberi. Hulki Aktunç yoktu artık aramızda.1949’da başlayan, 62 yıllık bir ömür ardında şiir, öykü, roman ve resim çalışmaları bırakarak noktalandı. Benim için Aktunç, ”Bütüncül, sanatçı” ydı. Sadece edebiyat ve resim ile ilgili değildi. Sanatın diğer dallarını da takip ediyordu. Estetik algılayışı çok yönlü ve zengindi. Bu durum edebiyat yapıtlarına da yansıdı. Edebiyat araştırmacıları daha çok öykücü ve şair yönüyle irdeleyeceklerdir onu. .

1960 – 1965 yılları arası yazdığı öyküler, olaya yönelik ve kısa yapıtlardı. Daha sonraki öykülerinde olay ile betimlemeyi birleştirdi, farklı anlatım özellikleri katarak öykülerini zenginleştirdi. Bunlarda, başlangıçta çok sıcak bakmadığı, “ÇEHOV’cu Öykü Anlayışı”na da başvurdu. Öykünün sonunu okura bırakmayan kendisinin bitirdiği kurgulara yöneldi. Şiirinde en dikkat çeken nokta ise, ilk başta görülen uzun dizelerden, öykülemelerden uzak, ekonomik bir yapıya doğru gitmesiydi. İlk şiirlerin de gördüğümüz zorlama imgelerden gittikçe uzaklaştı Aktunç. “ Istıraplar Ansiklopedisi (1994) “adlı kitabı bu gelişimini ortaya koyan bir çalışmadır. 2009 yılında YKY tarafından yayınlanan “Sönmemiş Dizeler” kitabı ise tüm şiir serüvenini, Aktunç’un politikasını sergileyen şiirler bütünüdür. Bu yapıtla Cemal Süreya, BehçetNecetigil ve Metin Altıok Şiir Ödüllerine değer görüldü..

Bizlere önemli yapıtlar bırakan Aktunç, “Üstü kalsın” diyerek geçip gitti aramızdan. .

Kendi adıma onu özleyeceğim. Sadece edebiyatla ilgili değil, genel anlamda sanatın sorunları üzerine konuşmak istediğimde aradığım insanlardandı. .

2002 Altın Portakal Şiir Ödülüne, “Hayalete Övgü” yapıtıyla Ahmet Oktay değer görüldüğünde, Oktay, Hulki Aktunç’un mutlaka gelmesini istemişti..

O zamanlar hastalığına teşhis konulmasına rağmen hem ödül törenine hem de Sempozyum’a gelmişti. .

Bizimle paylaştığı akşam ve sohbeti hoş bir anı olarak kaldı belleklerimizde..

Bize bıraktığın onca kitap ve iyilikler için sana teşekkürler Aktunç. Yattığın yer ışıl ışıl olsun. .

Aktunç ‘u, “Sönmemiş Dizeler”den bir bölümle selamlayalım: .

Ey yedi kırk beş ey sabahlar ihvanı.

“ne bilsin bahr halin
ol ki menzilgâhı sahildür”

Alevimiz ki
Bu deryadır

Biz sönmeyizdir

(p), sayfa 65

Ahmet Tüzün

HULKİ AKTUNÇ Cumhuriyet Akdeniz 07 Temmuz 2011