Görüntü Kirliliği


İnsan yaşadığı kentte nasıl değişimler olduğunu çoğunlukla fark edemiyor. Alışkanlıklar tek düzeliği ve göz tembelliğini beraberinde getiriyor.

Büyük bir gazetenin seyahat ekini hazırlayan bir fotoğrafçı arkadaşım çekimler yapmak üzere Antalya’ya geldi. 5 gün boyunca Antalya çevresinde çalışmalar yaptıktan sonra   kalan gününü Antalya merkeze ayırdı. Onunla, daha önce saptadığımız bir yol haritası çizdik. Bu yol haritası 7 Mehmet’in bulunduğu yerden başlayarak Karaalioğlu Parkı’na kadar uzanıyordu. Kısacık kent gezimizde, gördük ki,  Antalya “Görüntü Kirliliği”ne yenik düşmüş. Günlük yaşamda bizler çoğunlukla bu kirliliğin yanı başından geçip gidiyoruz.

7 Mehmet’in bulunduğu yerden Antalya’nın ve Falezlerin fotoğrafını çekmeye çalışıyor arkadaşım. Ancak mümkün olmuyor. Çünkü özensizce yerleştirilen Altın Portakal Heykeli görüntüyü bozuyor. Farklı açılardan çekmeye çalışıyor, ne yaparsa yapsın heykelden kurtuluş yok. Akşam çekim yapmayı düşünüyor. Ancak, heykel o kadar özensiz ışıklandırılmış ki çekim yapmak mümkün olmuyor. Yola devam ediyoruz. Konyaaltı Caddesi’nin başına geldiğimizde Toroslar ve Akdeniz’in buluşmasını fotoğraflamak istiyor. Bu defa karşımıza görüntüyü bozan iki büfe çıkıyor. Valilik Konuk Evi’ne gelinceye kadar birkaç büfe daha görüntü almamızı engelliyor. Kadın Yarığı’nı geçince eski Karikatür Sokağı’nın yer aldığı surlar ve etrafı da görüntü kirliliğine yenik düşmüş. Sonradan yapılmış ve özensizce yerleştirilmiş yükseltiler manzarayı kapatıyor. Karikatür Sokağı’ndaki surun üzerine mekanla bağdaşmayan koca bir ay yıldız yerleştirilmiş. Orduevi’nin bir parçası olan çay bahçesi de bu kirliliği tamamlıyor. Tophaneye doğru devam ediyoruz. Bu defa karşımıza çığırtkan bir dondurma büfesi ve Devlet Tiyatroları’nın bilet satış gişesi çıkıyor. Onlar da görüntüyü engelliyor.

Antalya’nın simgelerinden biri olan Üçkapılar’a ulaşıyoruz. Böyle bir yapının rahat fotoğraflanması gerekirken çeşitli görüntü engelleriyle karşılaşıyoruz. Kapının sağ tarafında bulunan surların hemen önüne bir dondurma büfesi konulmuş. Kapı girişinde ise tam bir levha kirliliği yaşanıyor. Sol tarafta yer alan surların önüne özensizce lambalar yerleştirilmiş. Ayrıca, ne işe yaradığı belli olmayan bir şehir haritası da hemen surun yanında yer alıyor. Karaalioğlu Parkı’na giriyoruz. Bizi Nazım Hikmet Heykeli karşılıyor. Arkadaşım, heykelin konuşlandırılan yerine itiraz ediyor. “Toroslar’la Akdeniz’in birleştiği bir görüntü yok edilmiş, heykel yanlış yere konulmuş “ diyor. O günlerin güncelliği ve heykelin içeriği nedeniyle konulduğu yeri yeterince tartışamadık, üzerinde konuşamadık. Bugün Karaalioğlu Parkı’na gittiğimiz ve o yolu seçtiğimizde heykelin güzel bir görüntüyü engellediğini görüyoruz. 7 Mehmet ve Cam Piramit’ten başlayan,  Karaalioğlu Parkı’nda noktalanan bu kısa yol boyunca   dikkatimizi çeken görüntü kirliliğinden bazıları bunlardı.

Antalya sadece betona, gürültüye yenik düşmedi. Kentte ciddi anlamda görüntü kirliliği de yaşıyoruz.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 6 October 2011