Düşünce Özgürlüğü


Süheyl Batum’un, Zonguldak’ta yaptığı konuşmasında söylediklerinin yarattığı tartışma Türkiye’de düşünce ikliminin sığlığını, yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Batum’un kastettiği, kimilerince yanlış anlaşılmış kimilerince ise doğru bulunmuş olabilir. Sorun o değil. Esas önemli olan tartışmanın yine siyah – beyaz şeklinde kutuplaşarak yürütülmesidir. Demokrasi ve düşünce özgürlüğü yolunda kaydedilen gelişmelerin sanki boşuna olduğu duygusu yaratıyor bu tartışma biçimi. İki zihniyetin politik ortama egemen olma çabaları üzüntü veriyor. Bir tarafta, ordunun devreye girmesini isteyen, onu laikliğin teminatı gören ve eleştirilerden uzak tutulmasını isteyen anlayış, diğer tarafta ise orduya demokrasi açısından karşıymış gibi duranlar, “-miş gibi” yapan “çakma demokratlar”.

Bunların dışında farklı görüşlere, ara renklere sahip olanlar düşüncelerini ifade edemiyorlar. Oysa, orduyu ilgilendiren, daha boyutlu düşünmemizi gerektiren gelişmeler bekliyor Türkiye. Avrupa Birliği 2022 yılına kadar yeni bir savunma anlayışını hayata geçirmeye çalışıyor. Bu savunma projesine göre Avrupa Birliği ülkeleri NATO’dan ayrılarak kendilerine özgü bir savunma paktı kuracaklar. Bu savunma paktında Türkiye’nin yeri olmadığını açıkça söylüyorlar. NATO tamamen ABD’nin güdümüne girecek ve Türkiye kendi boyutlarını aşan görevler almak zorunda kalacak. Bugün, Balkanlar’da Afganistan’da bunun örneklerini görüyoruz. Bir başka gelişmede, önümüzdeki yıllarda orduyu etkileyecektir.  Savunma Sanayi – Ordu Yenilenmesi – Profesyonel Ordu tartışılıyor. Bir ordunun varlığı artık bu üç kavram üzerinden tartışılıyor.

Ordu söz konusu olunca, bunların tartışılması, sorgulanması gerekiyor. Oysa,  biz bir sözcükten, cümleden yola çıkarak gereksiz gündemler yaratıyoruz. Onunla da yetinmiyoruz. Siyasi bağlamda mücadele etmesi gereken Başbakan, bir politikacının söylediklerini mahkemeye taşıyor, dava açıyor.

Düşünceyi ifade etmek özgürlüğün en doğal parçasıdır. Beğenir ya da beğenmezsiniz; ancak bedeli mahkeme koridorları, duruşmalar olmamalı.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 24 Şubat 2011