ANSAN’ı Kullanmak


Antalya Sanatçılar Derneği, ANSAN, sadece, sanatla uğraşanların biraraya geldiği bir kuruluş değildir; aynı zamanda, demokratik kitle örgütüdür. Sanatın, sanatçıların üzerinde uygulanan baskılara tepki göstermesi beklenir ondan. Ancak, “İnsanlık Anıtı”nın yıkılışına, Tiyatro Festivali’nde bir oyunun engellenmesine ve üyeleri Kıyafet ailesinin maruz kaldığı saygısızlığa tepkisiz kalındı. İnanıyorum ki, ANSAN Yönetim Kurulu’nun olaylardan haberi bile yoktu. Bu ayrıca değerlendirilmesi gereken ve bir başka yazıda ele alınmayı bekleyen bir konu.

Üzerinde durmak ve düşüncelerimi paylaşmak istediğim nokta ise “ Akdeniz Şiir Günleri”dir. Çünkü, 3 – 4 Haziran 2011 tarihinde gerçekleşen etkinlik, ANSAN’ın Edebiyatçı üyeleri ve Yönetim Kurulu tarafından oluşturulan Edebiyat Komisyonu’na karşı yapılan büyük bir saygısızlıktı. Daha da önemli olan, yapıldığından bu yana, 10 yıldır desteklediğimiz Akdeniz Şiir Günleri’nin düzenlenmesinin ağırlıklı olarak Betül Tarıman’a verilmesiydi.

Akdeniz Şiir Günleri’ne çağrılanları incelediğimiz zaman ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Hayriye Ünal: İslamcı, Hece Dergisi’nin sahibi Hüseyin Su’nun yanında çalışmaktadır. Ocak 2011 tarihli Hece Dergisi’nde Betül Tarıman’la geniş bir söyleşi yayınlanmıştır. Elbette bu söyleşi karşılıksız kalmayacaktı ve Antalya’ya çağrıldı.

Halide Yıldırım: Bursa, Mudanya’da yayınlanan Eliz Dergisi’nde Hilmi Haşal’ın yanında çalışmaktadır. O da Eliz Dergisi’nde Betül Tarıman’ın, kitapları üzerine bir değerlendirme yazısı yazmıştır. Halide Yıldırım’ın da bu çabası karşılıksız kalmadı.

Didem Atayurt: Edebiyat ve şiir dünyasında tanımadığımız bir isim ancak ne önemi var. O da Betül Tarıman’ın öğrencisidir ve kendi meslek dergilerinde Tarıman’la ilgili yazılar yazmış söyleşiler yapmıştır.

Yücel Kayıran: 2011 Mehmet Fuat Eleştiri Ödülü’ne değer görülen ve şiir üzerine düşünen, özellikle, “felsefi şiir” kavramı oluşturmaya çalışan bir şairdir. Betül Tarıman’ın son kitabı “Ağır Tören (2009)” çıktığında, birçok eleştirmen kitaptaki bazı dizelerin, Yücel Kayıran’ın Mayıs 2006 yılında çıkan “Çalgın” adlı kitabıyla benzerlik taşıdığını vurguladılar. Yazıların yoğunlaşması üzerine konuyu ele alan Yücel Kayıran’da aynı benzerlikleri bulunca büyük tepki gösterdi. Tarıman, kendisine sunulan fırsatı değerlendirerek Kayıran’ın da Antalya’ya davet edilmesini sağladı. Böylece buzların çözüleceğini, sorunun ortadan kalkacağını düşünmüş olmalı herhalde. On yıldır düzenlenen Akdeniz Şiir Günleri’nin bu tip amaçlara alet edilmesi hazmedilebilecek, kolayca geçiştirilebilecek bir konu değildir. Esas sorgulanması gereken, Edebiyat Komisyonu’na, edebiyatçı üyelerine danışmadan etkinliği düzenlemeye çalışan Cahit Çakçıl’dır. Yedi dönemdir bir şekilde Yönetim Kurulları’nda yer almayı başaran Çakçıl, önümüzdeki Genel Kurul’da neden böyle yaptığını herhalde bizlere açıklayacaktır.

Akdeniz Şiir Günleri ile ilgili söylenecek çok şey var. Konu seçimindeki yanlışlıklardan, konuşmacıların dağılımına kadar uzanıyor eleştiriler. Onur Konuğu’nun olmamasını şiir severleri etkinliklere çekecek isimlerin yetersizliğini de ekleyebiliriz. Tabii ki Yücel Kayıran, Veysi Erdoğan, Osman Çakmakçı’yı bu değerlendirmenin dışında tutuyorum. Ancak üzerinde en fazla durduğum konu Derneğin kişisel ihtiraslara alet edilmesi ve edebiyatçı üyelerinin çoğunluğunun yok sayılmasıdır.

“Mendilimde Kan Sesleri” , “Geyikli Gece” şiirlerini orda burada okuyarak, Edip Cansever’in, Turgut Uyar’ın ruhların zedeleyerek olmuyor bu işler.

Ahmet Tüzün

Cumhuriyet Akdeniz - 23 Haziran 2011